|
bırakmıştır. Bu hatıranın izlerini taşıyan Aydos Kalesi'nin kalıntıları
hala mevcuttur. Abdurrahman Gazi'nin kabri ise bugün Samandıra
Belediyesi sınırları içinde bulunmaktadır. İstanbul ili Anadolu'nun
bağlantı yolu üzerinde olması sebebiyle, fetihten önce İstanbul'a sefer
düzenleyen Türk orduları tarafından öncelikle feth edilmesi gereken bir
anahtar konumundaydı. Diğer taraftan yine fetih öncesi Anadolu yönünde
savaşa hazırlanan Bizans ordusu, bölgede toplanıp konaklıyordu. Bu
özelliği fetihten sonra Osmanlı ordusu tarafından kullanılmaya devam
edildi.
Sultanbeyli hakkında Tevarihi Ali Osman, Kitab-ı Cihannüma gibi ünlü
eserlerde de bu bilgiler bulunmaktadır. Sultanbeyli'deki arazilerin esas
maliki, Osmanlı Devletinin ilk Denizcilik Bakanı olan Hasan Hüsnü
Paşa'dır. II. Abdülhamid, kendisine yaptığı hizmetlere karşılık olarak
Hasan Hüsnü Paşa'ya Sultan Beyliği çiftliğini ulufe olarak vermiştir. Bu
tarihi gerçek Hasan Paşa'nın 1910 yılında yaptırmış olduğu Osmanlıca
haritada ortaya çıkmaktadır.
Hasan Hüsnü Paşa, 1922 yılında vefat edince oğlu tarafından maliki
olduğu bu arazilerin tapuları Frans Filipson isimli Yahudinin eline
geçmiş, bu yahudinin varisleri tarafından da bugünkü hissedarlara
satılmıştır. Ayrıca 1945 yılında Bulgaristan'dan gelen göçmenler
yerleştirilmiş ve bunlara tapu verilmeyip, zilyet verilmiş, 1945 yılında
Sultanbeyli'deki arazilerin 7500 dönümlük bölümü kamulaştırılarak bu
göçmen vatandaşlarımıza dağıtılmıştır. 1957 yılında orman işletmesi
18000 dönüm araziyi orman sınırları dışına çıkarmıştır. Bu arazilerin
14000 dönümü şu anda Sultanbeyli sınırları içerisindedir.
1957 yılında Sultanbeyli'ye köy olma kararı çıkmış ve Sultanbeyli köyü
kurulmuştur. Köyün kurulmasından sonra köy merkezinde, razı-i taksimle
düzenli yerleşim merkezi oluşturuldu. Eski Ankara İstanbul Yolu köyün
içinden geçmekte idi. Köyün kurulmasından sonra bazı hissedarlar,
hisslerini satmaya başladılar. Orman idaresinin Sultanbeyli'ye tahdit
koyması ve idare ile hissedarlar arasındaki davanın devam etmesi
sebebiyle tapu devri yapılamamıştır. Satışlar, önceleri gayri menkul
satış vaadi sözleşmesi ile, daha sonra Köy İhtiyar Heyetinin tastik
ettiği senetlerle ve en son zamanda da Elsenetleri ile devam etti. TEM
otoyolu'nun Köyün içinden geçmesi köyü cazip hale getirdi. 1985-1987
yılları arasında hızlı yapılaşma faaliyetinin neticesinde Sultanbeyli
bugünkü haline ulaşmış oldu. 31 Aralık 1987 tarihinde Sultanbeyli'nin
belediye olması kararı alındı. Ancak seçimler 26 Aralık 1989 yılında
yapıldı. Aşırı nüfus artışının yönetsel sorunlara yol açması
Sultanbeyli'nin 1992'de Kartal'dan ayrılarak ilçe yapılmasıyla
çözümlendi.
Sultanbeyli genelinde ilaçlama yaptığımız böcekler; hamam böceği, tahta
kurusu, kalorifer böceği, kara fatma, oryantal hamam böceği, Amerikan
hamam böceği, hamamböceği, Alman hamam böceği, çiyan, bit, pire, çıyan,
kene, fare, akrep, örümcek, kırk ayak, yılan, tahta kurdu, ağaç kurdu,
kırkayak, tespihböceği, tesbihböceği, tespih böceği, tesbih böceği,
güve, çekirge, gümüş böceği, ev faresi, lağım faresi, çatı faresi,
fındık faresi vb. şeklinde sıralanabilir. |